Blogger efendinin pabucunu dama attım. Bundan böyle www.antidig.com adresindeyim. Adım Orhan Boran. 28 yaşında atletik bir Akdeniz erkeğiyim. Şu an özel sektörde müşteri temsilcisi olarak çalışıyorum. Ek iş olarak da cep telefonu ve kumanda tamiri yapmaktayım. Saygılar.
Pazar, Temmuz 10, 2005
Pazar, Mayıs 29, 2005
Neden Mücahit Sezercik kadar cesur değilim ki şu hayatta.
Yıllarca annem babam bildiğim insanlar, evimizi düşman kuşatınca beni dolaba saklarken aslında öz evlatları olmadığımı zikredip kapı önüne "Vatan sağolsun!" nidalarıyla fırlarlar. Onbeş dakika sonra Filistin'li kadınlar tecavüz edecek olan Rum askerleri onları delik deşik ederken ben kendimi ırmaklara atarım.
O ırmak Bayraklı köyüne akan ırmaktır. Tüm köyü kurtarıp Çavuş olurum. Anında kaptığım özel görev için, türkü söylediği zaman aurasında saz ekipleri peydah olan Çavuş amca ile yollara düşüp yanımda vuruluncaya kadar hedefe ilerleriz. Çavuş amcayı vuran Rum kişi ilk kurşundan sonra uyuya kaldığı için beni vuramaz. Cesedinin başında Vatan sağolsun deyip, üniformamda taşıdığım notu karargaha ulaştırırım. Böylece yüzden fazla köyü kurtaıp, Teğmen üniformamla karargâhtan ayrılırım. Sonrasını hatırlamıyorum. Mareşalliğe falan yükseldim sanırım sonunda. Sonunda da dünya başkanı gibi bir şey olduydum diye kalmış aklımda.
Geçenlerde konser verdik grubum Mould ile. Kapıyı kapatırsak sevinirim.
Cuma, Mayıs 27, 2005
İnternet. Vindovzekspi. Bunlar bu gecenin milli değerleri oldu. Saatler boyunca, 50 yaşında sırtımda ortaya çıkacak kamburun temellerini attım. Sesim kalınlaştı, kulaklarım büyüdü, yaşlandım.
Orospu vindomz ayna karşısında kendisini güncelleştirmekle meşgul ve ben sanki başına bir şey gelirmiş gibi, kendisine mukayet olamazmış gibi hemen dibinde bekliyorum.
BEN BAĞIMLIYIM.
Bu monitör, bu pikseller, bu düğmeler ve her şey. Esir etti kendine kahpe komputer.
Geçen gün tv izledim. Bende yok, Gülriz'in evinde izliyorum genelde. Saklambaç tarzı bir programa maruz kaldık uzunca vakit. Mehmet Ali Erbil sunuyordu. Taliplerini seçmek için çeşitli sorular sorarak programın içeriğini oluşturan genç bayan, yağız delikanlılardan gelen ilginç bir soruyla kendini ifade etme fırsatı buldu.
talepkâr talip - "Bak. Mesela biz evlendık ve çkg mutluyuz. Ben akşam eve seni almaya geliyorum. Ama sen kısa bir etek giymişsin. Ben de rica ediyorum, değiştirir misin diye. Değiştirip benimle mi gelirsin, yoksa evde mi kalırsın?" (İnanılmaz bir kendinden eminlik, müthiş bir konanlık, hat safhada bir asmalı konak.)
kırıtkan memeli - "Değiştirmem. Kokularımı sürer arkadaşımı çağırır senin gittiğin mekâna giderim ve karşında oynarım. Keyfime bakarım. Siz erkekler hep aynısınız. (hooleey) Bizi mini etekli beğeniyorsunuz ama sonra örtmeye çalışıyorsunuz. O eteği giymezsem ben ben olmam ki. Beni ben yapan şey o etek."
teyze - " Yevrieem. Bak oğlan bir şey rica ediyor, niye yapmıyorsun. O eğlence bir saatlik zevk ama şu çocukla ömür boyu karı kocasınız, fedakârlık yapmadan olmaz. Neyse Memedali, oğlum. Yavrum. Oğlumyavrum. Ben senin için geldim."
memedali - "Evli misin? Eh eh eh. Kocan nerde? Neh neh neh. "
teyze - "Vefat etti."
Orospu vindomz ayna karşısında kendisini güncelleştirmekle meşgul ve ben sanki başına bir şey gelirmiş gibi, kendisine mukayet olamazmış gibi hemen dibinde bekliyorum.
BEN BAĞIMLIYIM.
Bu monitör, bu pikseller, bu düğmeler ve her şey. Esir etti kendine kahpe komputer.
Geçen gün tv izledim. Bende yok, Gülriz'in evinde izliyorum genelde. Saklambaç tarzı bir programa maruz kaldık uzunca vakit. Mehmet Ali Erbil sunuyordu. Taliplerini seçmek için çeşitli sorular sorarak programın içeriğini oluşturan genç bayan, yağız delikanlılardan gelen ilginç bir soruyla kendini ifade etme fırsatı buldu.
talepkâr talip - "Bak. Mesela biz evlendık ve çkg mutluyuz. Ben akşam eve seni almaya geliyorum. Ama sen kısa bir etek giymişsin. Ben de rica ediyorum, değiştirir misin diye. Değiştirip benimle mi gelirsin, yoksa evde mi kalırsın?" (İnanılmaz bir kendinden eminlik, müthiş bir konanlık, hat safhada bir asmalı konak.)
kırıtkan memeli - "Değiştirmem. Kokularımı sürer arkadaşımı çağırır senin gittiğin mekâna giderim ve karşında oynarım. Keyfime bakarım. Siz erkekler hep aynısınız. (hooleey) Bizi mini etekli beğeniyorsunuz ama sonra örtmeye çalışıyorsunuz. O eteği giymezsem ben ben olmam ki. Beni ben yapan şey o etek."
teyze - " Yevrieem. Bak oğlan bir şey rica ediyor, niye yapmıyorsun. O eğlence bir saatlik zevk ama şu çocukla ömür boyu karı kocasınız, fedakârlık yapmadan olmaz. Neyse Memedali, oğlum. Yavrum. Oğlumyavrum. Ben senin için geldim."
memedali - "Evli misin? Eh eh eh. Kocan nerde? Neh neh neh. "
teyze - "Vefat etti."
Çarşamba, Mayıs 25, 2005
Sonunda yarın konserde dağıtacağımız cdleri çekebildim. Saatlerimi aldı. Üzerlerine el emeği göznuru ile albümün albümün adını yazdım ve her birini minik bir çizimle şenlendirdim. Arada bir konser verip sonra cdleri satarak geçinebilir miyim acaba? Hayır geçinemem.
Saat sekiz on arası stüdyoya girdik akşam. Fotoğraflarımız çekildi, benim dikkatim dağıldı ilk saat doğru düzgün çalamadım. Neyse ki sonra toparladım. Bu arada ben şu yazdıklarım gibi yaşamıyorum. Çok formal, sorumluluk baskısı altında yazar bir hal gözlemliyorum şu satırlarda. Hoşuma gitmiyor haberim olsun.
Saat beş altı civarı msü rıhtımda olacağız. Çok süper çalacağız. Ağız.
Saat sekiz on arası stüdyoya girdik akşam. Fotoğraflarımız çekildi, benim dikkatim dağıldı ilk saat doğru düzgün çalamadım. Neyse ki sonra toparladım. Bu arada ben şu yazdıklarım gibi yaşamıyorum. Çok formal, sorumluluk baskısı altında yazar bir hal gözlemliyorum şu satırlarda. Hoşuma gitmiyor haberim olsun.
Saat beş altı civarı msü rıhtımda olacağız. Çok süper çalacağız. Ağız.
